CHP Milletvekili Ayman Güler: "Kürtler Türklerle eşit olamaz."

20124 izlenme2018-05-25 03:55:30
Reklamlar
CHP Milletvekili Ayman Güler: "Kürtler Türklerle eşit olamaz."
Boşnak göçmeni olan bu milletvekili bozuntusu kendi toprakların'dan kaçmış,Türk milliyetçiliği üzerinden Kürtlere hakaret ediyor.
Sadece şuan en az 400 bin Kürd gençi askerlik yapıyor.
Peki kaç Boşnak askerlik yapıyor!
Bu Soysz sınır dışı edilene kadar tepki amaçlı bu videoyu #Paylaşalım.

CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler’in Meclis konuşmasının üzerinden yıllar geçmesine rağmen yankıları sürüyor. Üzerine çok söz söylenen konuşmayı MHP, İP, CHP’nin belli bir kesimi, ırkçı ve şoven çevreler sahiplenerek gündemde tutmaya devam ediyorlar. Eleştirmek için gündemde tutanların bir bölümü ise özünde farklı bir yaklaşım sergilemezken, Birgül Ayman Güler’e ateş püskürüyor, onu ırkçı ve faşist olmakla eleştiriyorlar. AKP Hükümetinin hemen her kademedeki temsilcileri bunun başında geliyor. Başbakan Erdoğan ise her zamanki gibi amiral gemisinin kaptanı olarak, en keskin çıkışları yaptı. Irkçılık, faşistlik, Hitlercilik, Mussollini’ye selam konularını hararetli bir konuşmanın konusu yaptı, ‘Milli şef ‘dönemindeki CHP ve bugünkü CHP zihniyeti arasında paralellik kurdu.
Ancak bu kesimin söylediklerinin özü, Birgül Ayman Güler’in tezinden farklı değil. Onlar da ‘Kürtler ve Türkler eşit olamaz’ demeye devam ediyorlar. Güler’i eleştirenlerden bu tayfa da, Kürlerin ana dilinde eğitim hakkını tanınmamaktadır. Kürtlerin kendilerini temsil etme ve yönetmelerine uygun bir statü, bir yönetim tarzını ön görmemektedirler. Özerklik, federasyon, ayrı devlet kurma seçeneklerinin hiç birini gündeme getirmemekte, Kürtlerin “Bölgesel Özerklik” olarak dile getirdikleri yönetim biçimini de saldırıların hedefi haline getirmeye, bölme ve bölünme propagandasına vesile etmeye devam etmektedirler.
Başbakan Erdoğan’ın çarşamba günü yaptığı grup toplantısında söyledikleriyle, kendi yaklaşımının Birgül Ayman Güler’in yaklaşımından hiç de farklı olmadığını, ırkçı ve faşist olarak tanımladığı yaklaşımı sergilediğinin kanıtıdır. Başbakanın konuşması “tekçi” yaklaşımla sona erdi. Bir torba laf ettikten sonra; “Tek millet, tek bayrak, tek millet” diyerek bitirdiği konuşmasında, Başbakan söylediği tüm diğer gerçekleri ve belgeleri anlamsız kıldı. Kürtler Başbakanın ve AKP Hükümetinin nazarında da bir halk değil. Kürtler, ulusal tam hak eşitliği kapsamında ele alınması gereken bir kategoride bulunmuyorlar.
Peki, o halde farkınız ne!
Kürtler evlerinde dillerini konuşabilirler, Kürt olduklarını söyleyebilirler, ama Türklerle eşit olamazlar. Kürtlerin ana dilinde eğitim yapma hakkı, Kürt Bölgesinde, kamuda Kürtçenin kullanılması, Bölgede Kürtlerin kendi yönetimlerinde söz ve karar sahibi oldukları bir sistemle sorunu çözmek öngörülmemektedir. O halde, ırkçı, faşist, şoven diye tanımlanan ve yerden yere vurulan Birgül Ayman Güler’in yüksek sesle dile getirdiği ve aslında sistemin sağlı ‘sol’lu hemen tüm parti ve çevrelerince farklı dozlarda savunulan görüşlerden farkı ne!
Meselenin esasına gelecek olursak; evet, Kürtler ve Türkler eşit değil. Bu tarihsel bir gerçek.  Kürtler, işçi sınıfı devrimcileri, emek, barış ve demokrasi güçleri devam eden bu eşitsizliği bozmak, eşit haklara dayalı, özgür ve demokratik bir kardeşlik kurmak istiyorlar. HDK’nin HDP’nin mücadelesi de bunun için. Artarak süren mücadele ve dayanışma bu durumu değiştirmeyi amaçlıyor. İşçi sınıfı partisinin mücadelesi bu eşitsizliğin son bulması içindir. Eşitsizlik yeni ortaya çıkmadığı gibi, AKP Hükümeti döneminde de devam ediyor.
Zira ezen ulus ve ezilen ulus gerçeği Kürt sorunuyla her gün gözümüze sokuluyor.
Kürtler söz konusu olunca, bilim alabora oluyor! Tezler resmi tarih tezine dönüşüyor. Kürtler dört parçaya bölünmüş topraklarında kırk milyonluk bir nüfusu oluşturmalarına rağmen, kendi kaderlerini ellerine alamamış olmaları izah edilirken ‘ulus’ dememek için kırk dereden su getiriliyor. Kürtler, Türk egemen sınıflarının gözünde ve bugünkü egemenlerin nazarında hiçbir dönem bir ulus olarak kabul edilmediler. Milliyet, azınlık falan da sayılmadılar. Birgül hanım hiç değilse “milliyet” sıfatını bahşetmiş bulunuyor!
Lozan Anlaşması sırasında İsmet İnönü Kürtlerin hakları söz konusu edildiğinde “Kürtler ‘azınlık’ değildir” demiş olsa da bunu bir cinlik vesilesi olarak söylemiş ve böylece Kürtlerin ‘azınlık’ haklarından bile mahrum bırakılmaları hesaplanmıştır. Ve giderek, dilleri, kültürleri ve kimlikleriyle tarih sahnesinden silinmek istedikleri bir sürecin işletilmesine vardırmışlardır. Ancak halkları ilelebet prangalara vurmak mümkün değildir.
Direnen halklar her zaman kazanırlar.

evrensel.net

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SOKAK RÖPORTAJI Gusül abdestinin farzı üzerine enteresant cevaplar SON DAKIKA HDP Bolu il binasına yapılan saldırıdan görüntüler..! 20 yurttaş halen içeride mahsur. Tebessümle başladığı şarkıyı yaşlı gözlerle bitiren "Hurşide" ile tanışın... Türkiye’nin Kandil Operasyonu Erdoğan’ın Başına Bela Açtı

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Mükemmel Ötesi bir Ses... Dengbéji...